İç Geçirmeli Uzun Post "Endüstriyel Tasarım Okumak"

Pazar, Mayıs 26, 2013


Belki biliyorsunuz belki bilmiyorsunuz ama ben okulu bırakma kararı aldım. Özel olarak bir yazı yazıp anlatmamıştım şimdi anlatacağım. 

"Endüstriyel Tasarım Okumak!" işte bütün mesele bu!

Okulla ilgili yazılarımda hep bahsediyordum ne kadar yoğun ve yorucu olduğundan. Ödevleri yaparken iyice psikolojim bozuluyordu, sürekli ağlıyordum. Hele vize ve final ödevlerinde iyice kötü oluyordum. Birinci dönemin sonunda bölümü bırakmak istedim. Ailem için kötü olur düşüncesiyle  defalarca vazgeçtim. En sonunda dayanamadım. Her gün ağlıyordum. Her gün yeniden başlama kararı alıyordum. Artık güçsüzleşmiş olunca en küçük bir şey bile beni üzüyordu. Arkadaşım bir gün şu cümleyi kurdu;

"Bence artık kesin bir karar vermen gerek."


Ne de güzel söyledi. O anı çok iyi hatırlıyorum. Yatağın içinde cenin pozisyonunda yatıyordum. Derin bir nefes aldım.Yorganı üzerimde attım, bazanın başına sırtımı yaslayarak dimdik oturdum. Tekrar derin bir nefes aldım. Aklımda hiçbir şey yoktu, bomboştu. Hiçbir şey düşünemiyordum. Bir süre kendimi boşlukta hissettim. Sonra Y şöyle bir cümle daha kurdu:

"Bence sen bu mesleği kendine yakıştırmıyorsun. Geçen sene fizyoterapi okumak istiyordun mesela ve o mesleği kendine yakıştırıyordun, gerçekten istiyordun."

Dedikleri beni o kadar duygulandırdı ki. Neye uğradığımı şaşırdım. Çok doğru söylüyordu. Ben ne kadar bas bas "Ben bu bölümü seviyorum, isteyerek geldim" desem de gerçekten kendime yakıştırmıyordum. Ben bu değildim. O ana kadar hep kendimi ünlü bir tasarımcı olarak hayal edip çalışmaya devam ederdim. Ama o an kendimi tasarımcı olarak hayal edemediğimin farkına vardım. Ben bu değildim. Ben masa başına oturup kalemini alıp sketch yapıp üretecek biri değildim. Elinde portfolyosuyla oradan oraya koşacak biri değildim. Tasarladığı ürünün paftası alıp toplantı salonundaki ekranın önüne geçip anlatacak biri değildim. Kendimi orada düşünemiyordum. Düşündüğüm zaman toplantı salonunu, paftayı ve önündeki birini görüyordum ama yüzü yoktu. Boştu. O ben değildim. O vücut bana ait değildi. Çünkü ben gerçekten o an olmam gereken yerdeydim ve o yer kesinlikle o toplantı salonu değildi.


Beynimi boşaltmaya çalıştım. Ama olmadı. Biraz önceki boşluğu düşündüm, nasıl olmuştu ki o? Aklımdaki tek şey arkadaşımın kurduğu cümleydi. Yatağıma uzanıp gözlerimi tavana diktim. Kalbim deli gibi atıyordu. Attığı mesaj, kurduğu cümlenin baloncuğu olduğu gibi gözümün önündeydi ve gitmiyordu. 

Tekrar derin bir nefes aldım. Ne olmalıydım ben? 6 sene sonra kendimi nerede görüyordum? Gözlerimi kapattım, aklım bomboştu. Kendimi gördüm. Beyaz önlük giymiştim. Küçük bir odam ve bembeyaz bir masam vardı, önünde iki tane kırmızı sandalye. Yüzüm gülüyordu, gerçekten mutluydum. Karşımda bir bayan vardı, neleri yapması neleri yapmaması gerektiğini söylüyordum. 

O an fark ettim. 
Ben insanları yönlendirmeyi seviyorum. (Aslan burcuyum). 
Tavsiyeler vermeyi seviyorum. 
İnsanları bilgilendirmeyi seviyorum. 
Bilgili olmayı, bilgimi paylaşmayı seviyorum. 
İnsanlara yardımcı olmayı seviyorum. 

BEN SAĞLIK OKUMALIYIM. BEN HASTANEDE ÇALIŞMALIYIM. 

İşte bu kadar. Buydu. Aylardır aklımı kurcalayan buydu. Cevabım buydu. Yapmam gereken belliydi. 

Mantıklı düşünmeye başladım. Şimdi ne olacaktı?

Tekrar sınava hazırlanmam gerekecekti. Çok çalışmam gerekecekti. Ama babamın tayini belli değildi seneye nerede olacağımı bilmiyordum. Ya kötü bir dersaneye düşersem?
Bunu aileme açıklamam gerekiyordu.
Taşınma telaşım olacaktı. Seneye eve çıkarım düşüncesiyle birçok eşya almıştım, taşınma işi çok zor gözüküyordu.
 Ama..
Üniversite hayatı ile de iş hayatı ile de istediklerime daha yakın olacaktım. 
Büyük hayaller kurmak istemiyordum ama mutlu olacağımı hissediyordum.
Mükemmel olmayacaktı ama daha iyi olacaktı.

Bu kararı verdikten sonra yine ani olan bir kararla evden çıkıp otobüs bileti aldım. İki gün sonra da Antalyadaydım. Gece boyu otobüste düşünecek çok zamanım oldu. Hatalarımı gördüm, yaptığım yanlışların farkındaydım. Ama doğru kararı verdiğimi düşünüyordum.

 İlk gün odamda annem ve kardeşimle oturuyorduk. Annemin bir yere gelmeye çalıştığı belliydi ama ben konuşmak istemiyordum.
Annem: EE söyle bakalım niye depresyona girdin niye bırakacaksın bölümü
Kardeşim: Aa anne ya bana diyordun ablana bu konuyu açma diye kendin söylüyorsun.
Annem: Sen pat diye söylersin diye öyle demiştim ben

Anlaşıldı. Ben gelmeden önce birilerine ayar çekilmiş. Kardeşim 11 yaşında ve anlayabildiğiniz gibi patavatsızın teki.



O günden beri bölümü bırakacağım hep aynı muhabbetler dönüyor.
Bölümü bırakmak istiyordum ama neden? 
Çünkü zor bir bölüm ve ben uğraşmayı sevsem de rahatına düşkün bir insanım. 
Çünkü derin bir hayal gücü ve yaratıcılık gerek. (Ve bence bu özellikleri kazanmak zor) Bunları kazanamazsanız iyi bir tasarımcı olamazsınız, aç kalırsınız. 
Çünkü Türkiye'de tasarımcılara önem verilmiyor. 
Çünkü Türkiye'de bu iş için pozisyon az. Gerçekten iyi olmak şart!
Çünkü bölüm çok yoğun. Her haftanız başka bölümlerin final haftası gibi. Her dersten ödev var. Hepsini iyi yapmanız gerek. Hepsinden not veriliyor.
Çünkü işler hep muallak. Ne yapmanız gerektiği kesin olarak söylenmiyor. Herkes kafasına göre yapıyor. Öyle olunca rahat hissediyorsunuz. Ama rahat değilsiniz. Çünkü her yaptığınız bir anlamı olması gerek. Koyduğunuz her noktayı açıklayabilmeniz gerek.
Çünkü hiçbir zaman boş değilsiniz. Her zaman yapmanız gereken bir şeyler var. Yarın şunu yaparım bugün boşum deseniz bile o gününüz yarınki işi düşünerek bok gibi geçiyor. 
Çünkü yarın yapacaklarınızı düşünmeden edemiyorsunuz. 
Çünkü interneti kitabı aç bak öğren yaz çiz geç değil bu. Düşünmek gerek, bir şeyler oluşturmak yaratmak gerek.
Çünkü üniversite hayatınızın diken üstünde geçtiği yetmezmiş gibi iş hayatınızda böyle geçecek.
Çünkü.. Çünküü... Çünküüü...

Bölümü neden bırakacağımı soranlara bunları söylüyorum. Aslında işin başında bırakmayı düşünmeme sebep olanlar, yine bu düşüncelerdi. Ama hiçbiri gerçek değildi. Gerçekten içimde bir rahatsızlık vardı yani ben mutlu değildim. 

Bunları saydığım herkes yine  -tipik-  cevaplar veriyordu. Şöyle cevaplar;
 Kızım sen üniversitedesin. Kolay değil hiçbiri. En basit görünen bölüm bile zor. Her şey zor. Her iş zor. Hiçbiri kolay değil.
Bu cümleyi yazarken bile sinirleniyorum, elim ayağım titriyor. Aklımdan geçenler 
"Lan gerizekalı. Ben biliyorum zaten başka bölümlerin zor olduğunu. Biliyorum nasıl olduklarını. Ama sen benim neler çektiğimi bilmiyorsun. Sen benim bölümümü bilmiyorsun. Etrafımda olan bitenlerden habersizsin."
oluyorken. Ağzımdan çıkan tek şey
"Ben zaten diğer bölümlerin zor olduğunu biliyorum. Sadece bunu yapmak istemediğime karar verdim." 
Verdikleri cevaplar yine sinir bozucu oluyor o yüzden yazmıyorum.


Yazdığım en uzun yazıydı. Okuması en sıkıcı yazı olacak farkındayım. Ama yazmam gerektiğini düşünüyordum. O yüzden rahatladım. Tamamını okuyabilen olursa bana haber versin alnında öpeceğim. Hepinizi çok seviyorum, hoşçakalın! :)

2015 Edit: Beslenme ve Diyetetik okuyorum!

Benzer Yazılar

24 yorum

  1. ben yazının tamamını bir solukta okudum. sanatla ilgili bölümlerin birçok fedakarlık gerektirdiğinin farkındayım, uykusuz gecelerden, azarlamalarla dolu gündüz vakitlerine kadar uzun ve zorlu bir süreç.

    peki sen bu bölümden nefret ederek,çizime dair falan birçok eşyanı gözden çıkarma kararı almışken; benim siyaset ve kamu yönetimi bölümünden sıkılarak, "hayır ben bu bölüme dair bir şey yapmak istemiyorum" kararını alıp, kendimi tasarıma ve çizime verip, bu konuya dair bir bölüm okumaya karar vermiş olmama ne diyorsun?=) hem de bu noktada o çizim malzemelerinin çoğunu senden almaya kalkan kişi de benim. nasıl bir ironidir bu?! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle çok zor bir süreç. Çünkü bölüme özgü derslerin hepsinden her hafta ödev oluyor. Ve ödevler gerçekten zorlayıcı düşündürücü uğraştırıcı oluyor. Her bir parçasını düşünerek anlam katarak yapmak gerekiyor.
      Bu bölüme gelenler genelde hiçbir bölüme ayak uyduramayıp marjinal işler yapmak isteyenlerden oluşuyor. "Ben sağlık okuyamam ya", "Mühendislik bana göre değil" vb. sebeplerle diğer bölümleri sıkıcı bulanlar bizim bölüme geliyor.
      Eğer benim elim yatkındır, yaratıcıyım, dayanıklıyım, bu işlerin altından kalkabilirim, üniversite hayatı ile ilgili (gezme tozma barlarda sabahlama) hayallerim yok diyorsan ve bölümünden memnun değilsen değiştir. Ama ben çıkıp da sakın bu bölüme gelme resmen işkence diyemem. Benim bırakma kararım ben zayıflığımdan da kaynaklanıyor çünkü. Çabuk pes etmemden de kaynaklanıyor. Ailemin en başından beri bu bölümle ilgili kuşkularının olması da cabasıydı.
      Eğer bölüme gelmek istiyorsan malzemeleri kağıt ve kalem çeşitlerinden ibaret olmayacak, onu da belirteyim. Her hafta kırtasiyeye gideceksin :)
      Eğer ürün tasarımına özel bir ilgin yoksa bence iç mimarlığa git. Ben onu daha çok severdim mesela. :)

      Sil
  2. Zor bir karar olmuş,hakkında hayırlısı olsun.
    Ben çalışma hayatındayım,işi insanın en önemli parçalarından biri oluyor,hergün sabah uyandığında ayaklarının geri geri gitmesi,ben neden bu işi yapıyorum demesi çok kötü bir duygu(işimi sevmiyorum anlamı çıkmasın,arada sırada herkes bunalabiliyor:)
    Bundan sonrası da zor,ki sen de farkındasın,ama göze aldıysan,yaparım diyorsan bize de hayırlısını dilemek düşer.Bizleri de gelişmelerden haberdar et.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkürler :) Evet çok zor bir karardı.
      Ben de o çalışma günlerimi düşünerek hareket ettim aslında. :) En önemlisi de o bence.
      Karar verme aşaması zordu, bundan sonrası daha da zor çünkü geri dönüşü yok gibi bir şey.
      Bunları gerçek hayatta birine anlatmaya çalıştığımda hemen muhalefet olduğu için kimseye içimi dökemiyorum. Muhtemelen yine buralarda dolanır derdimi anlatmaya çalışırım. :)

      Sil
  3. Öyle güzel anlatmıssın kı yasadıklarını hıssettıklerını bı soluktaa okumamak ımkansız bence en dogru kararı vermıssın onemlı olan hayatın boyunca yapacagın ısı sevmek daha yolun cok basındayken donus yapman ılerde pişman olmaktan iyidir aılende olsa kımse ıcını tam anlamıyla göremez o fırtınalı gelgıtler bı senı yaralar en ıyısı yüregını dınleyıp etrafını düşünmeden karar vermek ve sende bunu yapmıssın tebrıkler :)

    http://suvemakyaj.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İki yıllık bir kaybım olacak ama daha geç karar versem daha kötü olacaktı. O yüzden baskı yok üzerimde.
      Evet malesef kimseye tamamen anlatamadığım için kimse tamamen anlayamıyor. Ben yaptığımın doğru olduğunu düşünüyorum, sanırım önemli olan da bu. :)
      Tesekkür ederim. :)

      Sil
  4. Sonuna kadar seni cok iyi anlayarak okudum cunku bende anasinifi ogretmeni olmak icin cok seyden vazgecebilecekken grafik tasarim'in icinde buldum kendimi :) Bu bolumu oylesine yazmistim aslinda.. sanirim hic bir yere yerlesememekten daha iyi diye dusunmustum :) ama aramizdaki fark ben bu bolum icinde kendimi buldum, daha once biseyler cizebildigimi ya da tasarim denince neler yapabilecegimi bilmiyordum ama ogrenmeye basladigimda 'iyi ki'm oldu. Suan kendi ayaklari uzerinde durabilen ve kendi isinin sahibi bir grafikerim. Hayat suprizlerle dolu :) ama neyin icinde kendini nasil hissettigin cok onemli! Umarim verdigin karar sana artilarla doner hep.
    Su kisacik hayatta 'keske' dememek icin dogru oldugunu dusundugu seyi yapabilene ne mutlu :) Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Grafik Tasarım da dahil ben tasarımın her alanına ilgiliyim. Ancak bu alanda çalışabilmek için fazla sabırsız ve fazla agresifim sanırım. :) BU bölümler kendini bulabilenler için gerçekten çok büyük bir ayrıcalık bir eğlence ama kendini kaybedenler için tam bir işkence. Ben de içimdeki tasarım aşkını kendi içimde yaşayıp kurslardan öğrenmek istiyorum.
      Umarım en doğrusu budur. :) Tesekkür ederim yorumun için!

      Sil
  5. Çok zor da olsa sonunda kararını verdiğin için seni kutluyorum. Kafanda hala sorular olsa da eminim şimdi çok daha rahatsındır. En önemlisi insanın ne istediğini bilmesi. Sen ne istediğini bu kadar erken farkettiğin için çok şanslısın. Üniversite sınavında sana başarılar diliyorum. Umarım herşey istediğin gibi olur :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet karar verdim bir süre rahatladım ama tekrar sınava girecek olunca yine dertler başıma üşüştü. Aslında rahatım ve mutluyum çünkü olması gerekeni yaptığımı düşünüyorum. Çook teşekkür ederim. :)

      Sil
  6. okudum okdum :D hayat senin karar senin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkür ederim :D evet ben de öyle düşünüyorum artık, hiçbir şeyden pişman degilim :)

      Sil
  7. Bu yazının üzerinden şuan 2 yıl geçmiş şuan sizin nerede okuduğunuzu çok merak ediyorum , açıkcası içten içe gülümseyerek okudum çünkü bende şuan fizyoterapi bölümündeyim ama bırakmayı düşünüyorum endüstriyel
    tasarıma geçiş yapmak istiyorum , o zaman yoktu sanırım
    şuan sınava girmeden lys puanı ile puan yeten bölüme geçiş yapabilme olanağı var bende bunu kullanıp geçiş yapma düşüncesindeyim , bilgi almak istiyorum araştırıyorum beni nelerin beklediğini bilmek istiyorum belkide kafamdaki gibi olmayacak o bölümde de herşey, kararsızım çok stresli bi süreç , yorumun okunur mu bilmiyorum ama bunu yazmak istedim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şuan Kıbrıs'ta Beslenme ve Diyetetik okuyorum. Böyle bir şeyi ilk defa duydum bir fikrim yok, zaten son zamanlarda yatay geçiş de dikey geçiş de çok kolaylaştı. Bence endüstriyel tasarım okuyanlarla konuşmalısın bunun için. Gerçekten yetenek ve yaratıcılık isteyen bir bölüm. Benim bırakmamdaki en büyük sebep aslında sağlık okumak istememdi. Ama okulun da etkisi büyüktü. Bizim hocalarımız çok ilgisizdi, çok kötüydü. Bırakmadan devam eden arkadaşlarımla konuştum, daha sonraki yıllarda hocaları ilk yılda aldıkları eğitimin çok kötü olduğunu ve o dönemden iyi tasarımcılar çıkacağını düşünmediğini söylemiş. Tasarımın temelleri o yıl atılıyor çünkü. İyi bir okula gider iyi bir eğitim alırsan önün açık. Bende hala tasarım aşkı da var, ama bölümümü de çok seviyorum. Bunu söylemek bana düşmez tabi ama eğer gerçekten bölümü çok çok istemiyorsan içinde tasarım aşkı yanıp tutuşmuyorsa ve fizyoterapiyi de seviyorsan bence bırakma. Yok ben bunu okumaktan nefret ediyorum, tasarım okumak istiyorum diyorsan bırak. Benim bu yazımı okuyup o yıl bana mail atan ve benim anlattıklarıma rağmen şuan endüstriyel tasarım okuyan arkadaşım var. Şansına okulu da çok iyi ve şuan çok mutlu. Her şey sende bitiyor. Gerçekten ne istediğine karar ver, ne yapabileceğini de göz önünde bulundur. Tasarım okurken sadece istemek yetmiyor diye düşünüyorum. Daha fazla sormak istediğin şey varsa mail atabilirsin, az önce bahsettiğim arkadaşıma yönlendirebilirim. Seve seve cevap verir. Umarım senin için en iyisi olur :)

      Sil
  8. Merhabalar bende 1 aydır endüstriyel ürünleri tasarımına merak eden biri olarak sana yazmak istedim öncelikle kendimi anlatmak istiyorum ben tıp isteyen hatta tıp uğruna her şeyden vazgeçebilecek biriyim geçen yıl sınava girdim ve tıp olmadı diye bi daha şansımı denedim ama yine olnayacak daha sınavımız açıklanmadı ama ilk sınavım düşüktü baya çok heyecan yapıyorum bu nedenle hayallerime hep uzağım o yüzden bu yıl Endüstri Ürünleri Tasarımını okumak istiyorum çünkü içimde bi tasarım aşkı var ve çok amatörde olsa minik minik tasarımlarım var benim ve ben bu yeteneğimi kullanmak istiyorum bu nedenle tercihlerimde bu bölümü yazacağım ama ailem istemiyorlar hatta dalga bile geçtiler tıptan bu bölümüme mi geçilir diye şu sıralar o kadar çok çelişkideyim ki ne yapacağımı bilmiyorum ciddi olarak :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok çok özür dilerim, internetim yoktu uzunca bir süre bloga giremedim malesef. Ben senin yerinde olsam tekrar girerdim sınava, madem bu kadar istiyorsun tıpa girmeyi. Ben de diyetisyenliğe puanım yetmedi diye gitmiştim endüstriyel tasarıma. Tamam benim de tasarım sevgim vardı ama insanın içinde sağlıkçı olma isteği olunca tasarım sevgisi yetersiz kalıyor hele de bu kadar zor bir bölümde. Tercihler bitti biliyorum ama umarım senin için en iyisi olur, sevgiler.

      Sil
  9. Harika bir yazı!Kesinlikle ha ri ka!Yol gösteren bir yazı hatta.Çok seviyorum ben seni,yazılarını,her şeyini<3 (thickbookes) :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili stalkerım.. <3
      Çok teşekkürler!

      Sil
  10. Gerçekten üzülüyordum sonunda ama beslenme ve diyetetik kazanmışsın ne güzel.Senin adına sevindim.Bende endüstriyel tasarım düşünüyordum.Hemde bayağı.Forumlarda cebelleşiyorum her gün tercih dönemi başlamadan.Sanırım sizinle aynı senaryoyu yaşardım kaçınılmaz.Yaratıcılık çizim kısmı tamam ama topluluk önünde tasarladığım bir şeyi anlatmak asla asla yapamam.Hele ki ezilme düşüncesi.Çok kolay pes eden biriyim bende savaşma iç güdüm yoktur.Veterinerlik ve endüstriyel tasarım düşünüyordum.Sanırım veterinerlik yazacağım gibi.Aslında sizin okuduğunuz bölümde bana göz kırpmıyor değil.Memnun musunuz geçtiğinize şuan yorumlarınız pek okuyamadım ama? Son olarak herkes sizin gibi yazsa keşke böyle.Tabi herkesin başına aynı olay geleceği kesin değil ama yönlendirme konusunda gerçekten yararlı oluyor.Teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazıyı yazarken 2 amacım vardı; Birincisi benimle aynı durumu yaşayan ve yaşayabilecek olanlara yardımcı olmaktı çünkü bana yol gösteren kimse yoktu. İkincisi ise çevremdekilere yaşadıklarımı açıklayabilmekti. Bu yüzden yorumunu okuyunca çok mutlu oldum, yazının amacına ulaşmasına sevindim :)
      Öncelikle eğer savaşma içgüdüm yok diyorsan kesinlikle bölümü tercih etme. Tasarım bölümlerinde genel olarak bu böyle sürekli bir çaba gerektiriyor ve gerçekten çok emek istiyor. Topluluk önünde konuşman her bölümde her türlü gerekecek. Tasarım bölümlerinde bu biraz daha fazla ama eninde sonunda mezuniyet projeni anlatmak için jüri önüne çıkacaksın. Ama bunu dert edinme, evet oraya çıkarken stresten ölüyorsun ama çıktıktan sonra hepsini unutuyorsun. Ben de bundan çok çekinmiştim ama çıkıp anlatmaya başlayınca sorun yaşamadım. Eğer gerçekten bölümü istiyorsan yapabilirim diyorsan bunu düşünerek bölümden vazgeçme. Ezilme hissini ben o zaman tasarım dersimi veren hoca yüzünden çok yaşamıştım, gerçekten berbat bir hocaydı. Hoca konusunda şanslı olursan gerçekten akıl hocalığı yapabilecek iyilere denk gelirsen bu konuda sorun yaşamazsın. Ama bunun garantisi yok. Mesela bu yazımı okuduktan sonra bana ulaşan bir lise son sınıf öğrencisi vardı. Yaşadıklarımı anlattım, ama o yine de gerçekten istediği için bu bölümü tercih etti ve şuan çok mutlu. Bölümünden ve okulundan çok memnun. Bu biraz şans işi. Şuan bölümümden memnunum sadece okulumun eğitimi iyi olmadığı için şikayetçiyim, o kadar. Veterinerlik konusunda pek bilgim yok, o yüzden yardımcı olamayacağım malesef. Kısaca şunu söylemek istiyorum; gerçekten neyi istediğine, neyi yapmaktan zevk aldığına karar ver ve buna yönel. Ama bunu yaparken neye yatkın olduğuna da önem ver. Çünkü bazı şeyleri ne kadar istersen iste yatkın değilsen elinden gelmiyor. BEn de mesela yaratıcılık vardı ama elim yetenekli değildi. Bölümde zorlanma sebeplerimden biri de buydu. Neyi sevdiğin ve neyi istediğin kadar neyi yapabileceğin de çok önemli. Umarım yardımcı olabilmişimdir :) Tercih dönemi zorlanırsan, mail atabilirsin! Seve seve yardımcı olurum. Sevgiler!

      Sil
  11. Merhaba :)) öncelikle yazdıklarınızdan çok etkilendiğimi söylemeliyim şuan bende ne tercih edeceğime karar veremeyen biri olarak etkisi oldu ama ben yazdıklarınızın endüstriyel tasarım mühendisliği için de geçerli olup olmadığını merak ediyorum. Ankara'da endüstriyel tasarım mühendisliği mi Zonguldak da Biyomedikal mühendisliğimi çok arada kalmış durumdayım fikir verirseniz sevinirim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! Oncelikle umarim tercihlerin senin icin guzel ve mutlu sonuclar dogurur! :) Endustriyel tasarim muhendisligi acikcasi isim olarak bana cok sacma geliyor. Tasarimin muhendisligi !? Bolumun genel olarak farkli olacagini dusunmuyorum. Sadece fazladan muhendislik dersleri olur saniyorum. Bu konuda bilgim yok. Zonguldaktaki universite ve biyomedikal bolumu hakkinda da hicbir bilgim yok, bir sey soylemem yanlis olur. Ben sadece yasadiklarimi anlattim burada, herhangi bir tavsiye veremem bolumle ilgili. Su durumda en mantiklisi bolumde okuyan birileriyle konusmak olur. Sevgiler! :)

      Sil
  12. Senin yazini okurken resmen kendimi gördüm. Çünkü bende şu an tercih dönemindeyim ve sağlık okumayi o beyaz önlügu giyip insanlara yardim etmeyi çok istiyorum ztn küçüklükten beri hayalimdeki meslek. Simdi bu endüstri ürünleri tasarımını ben en sona yazdim ama korkuyorum. Ne yapmaliyim sence cikarmalimiyim tercih listesinden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eger o bolumun gelmesi sana orku veriyorsa cikar listeden :) Istemeyerek gidip iskence cekerek okumaya calisacaksan cok sey kaybedersin. Ben suan 2 yil geriden gidiyorum yasitlarim bu yil mezun oldu. Ama bubu sorun etmiyorum cunku istedigim bolumu okuyorum. Yillardir hayal ettigim yerdeyim. Eger gercekten saglik okumak istiyorsan ne yap et butun firsatlari degerlendir ve okumak istedigin bolumu oku. Kesin olarak listene ekle veya cikar demezdim aslinda ama korkuyorum demissin. Eger gercekten o bolume yerlesmek seni korkutuyorsa tercih listende olmamali diye dusunuyorum. Ben de boyle tercihler yapmistim etraftakilerden etkilenip ertesi gun gidip sildirdim bir kismini. Ama birkac tanesi kalmisti ve sonuclar aciklanana kadar korktum o bolum gelecek diye. Eger puanin iyi yerleri tutmuyorsa doguda kucuk bir yerde bir yil okuyup gecis yapabilirsin. Bence en mantikli cozum bu. Ben bu yaz 2.kez yatay gecis icin basvurdum. Ortalamani yuksek tutman gerek tabiki ama eger gercekten istiyorsan yaparsin. Saglik okumak bambaska bir tutku, kucuklugunden beri hayalin bu madem, vazgecme derim ben :) Gerekirse tekrar hazirlan, ama eger suanda da mezunsan puaninin tuttugu yere gidip ikinci sene gecis yapmak en mantiklisi :)

      Sil

Yorumlarınız benim için çok değerli. Lütfen paylaşmaktan çekinmeyin. Ancak "Takibe aldım, ben de bloguma beklerim" yazılan yorumları yayınlamıyorum. Siz yorum yazdığınızda ben zaten blogunuzu ziyaret edeceğim. Vakit ayırdığınız için teşekkürler :)