Yatay Geçiş ve Yeni Üniversitem

Pazar, Kasım 22, 2015


Herkese tekrar merhaba! Biliyorum bu yazıyı çok uzun zaman önce yazmam gerekirdi. Okulu değiştirdim, yeni şehrime taşındım, yerleştim, okula başladım hatta ilk sınav haftamı atlattım bile! Dönemin ortasındayız ve ben daha yeni yazıyorum!

Neyden bahsettiğimden bihaber iseniz şuraya tıklayarak bütün bunların nasıl başladığını okuyabilirsiniz. Ben 2012'den Anadolu Üniversitesi Endüstriyel Tasarım bölümünü kazanmıştım. Yaklaşık iki dönem okudum orada, ancak az önce linkini verdiğim yazıda anlattığım bazı sebeplerden dolayı okulu bıraktım. Ailemin yanına geri döndüm, bir sene daha dershaneye gidip sınava hazırlandım. Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünü kazandım. İki dönem de orada okudum ve geçtiğimiz yaz yatay geçiş için Kırıkkale Üniversitesi ve Kastamonu Üniversitesi'ne başvurdum.

Önce Kırıkkale açıklandı, kabul edildim ve ailemle birlikte kayda gittik. Kayıt yaptırdık, ancak yaptırdıktan sonra bizim fakültenin kampüste değil şehrin öteki ucunda, çıkışında olduğunu öğrendik. Hadi neyse onu çok önemsemedim, ama fakülteyi resmen dağın başına kurmuşlar. Zaten aslen bir hastane binasıymış, hastane açılmayınca fırsattan istifade okulun üç fakültesini oraya taşımışlar. Bina kocamandı, güzeldi ama ben ısınamamıştım bir kere. Beklediğimden çok daha küçük bir yer, şehir içinde otobüs değil dolmuşlar var, kaldığım yerden okula gitmek için en az iki dolmuş yapmam gerekecek.. Ayrıca insanları çok kabaydı ve konuşmaları beni acayip rahatsız etti. Zaten fakültenin tepesinde olduğu dağın yamacında otlayan inekleri görmek bana yetmişti. Öğrenci işlerinin ders intibağını bana göstermemekteki ısrarına karşın zorla da olsa bölüm başkanıyla görüşüp almam gereken dersleri öğrendim. Ve resmen YI KIL DIM! İlk sene toplamda 17 ders almışım ona rağmen alttan almam gereken 9 ders çıkardılar. Ve bu 9 ders, 2. sınıf en önemli dersleriyle çakışıyordu. Yani beni okulum en az 1 sene uzuyordu. Ben de o üniversitenin o kaybolan bir yılıma değmeyeceğini düşündüm -yahu zaten iki yıl kaybım var benim!- ve biz büyük bir hüsranla geri döndük. Hemen ertesi gün Kastamonu da açıklandı ve tam bir hafta sonraki Pazartesi günü babamla beraber Kastamonu'ya gittik.


Kastamonu'yu çok daha sevimli ve sıcak buldum. İnsanları çok daha iyi, daha kibardı. Hiçbir yeri bilmediğimiz için sürekli birilerinden yardım istememiz gerekti ve Eskişehir'den sonra ilk defa bir şehrin insanlarının yabancılara bu kadar iyi davrandığını gördüm. 

Okula gittiğimiz zaman kampüsün görünümü beni biraz üzdü. Özensiz ve düzensizdi. (Birkaç aydır çalışmalar var, şuan çok daha iyi ve gittikçe güzelleşiyor) Ama fakültenin içini çok beğendim! Benim kıbrısla ilgili en büyük şikayetlerimden biri üniversitenin kampüsünün ve binalarının kötü olmasıydı. Üniversite ortamı yoktu, lisede gibiydik. Ama burası bembeyaz, sade ve temiz görünümlü. Minimalist! En sevdiğim!

Sonra.. Ders intibağını burada yine öğrenemedik... Ama daha önceki sene bizim okuldan başka birinin daha geçtiğini söylediler ve bana onun aldığı derslerle muaf olduğu dersleri gösterdiler. Yaşasın! Okul uzamıyor! (En azından şimdilik!) Sonrasında yurtları gezmeye çıktık, zaten kampüsten çıkınca beş altı kişi broşürlerle üstümüze yürüdü. Neredeyse hepsini dolaştık. Hayatımda gördüğüm en berbat odaları, mobilyaları ve ortamı gördüm diyebilirim. Sadece bir tane güzel yurt vardı, gerçekten içimize sinen o oldu. Ondan iki kişilik bir odayı ayarladık ve geri döndük. 


Ders programım resmen bomboş. Sadece perşembe günü sabahtan dersim var, diğerleri hep öğleden sonra. Pazartesi 2+2, salı 3, çarşamba SIFIR, perşembe 2x3, cuma 2+4 saat dersim var. Alttan iki tane dersim var, ikinci sınıf derslerinden bir tanesinden de muafım. Toplam 8 ders alıyorum şuan. 
Kıbrısta devamsızlık sorunu olmadığı için ve sınavlar kolay olduğundan rahata alışmışım. Burada biraz zorlandım ama alışıyorum. Sınavlarım genel olarak iyiydi, ama ortalamam biraz düşecek o kesin! Kastamonuyla ilgili tek sorun akademisyen kadrosunun pek iyi olmaması. Şuan zaten diyetetik dersimiz yok, tıp dersleri görüyoruz. Ama seneye asıl önemli olan beslenme dersleri var. O seneyle ilgili şüphelerim var. Eğer ortalamam yeterli olursa başka bir okulda iki dönemliğine Farabi yapmayı düşünüyorum. Bakalım! Kısmet!

Yurtta ise rahatım çok iyi! Abartmıyorum! ÇOK iyi! Kastamonuya geçişimle ilgili en güzel şey yurt olabilir. Benim gibi Kıbrıstan geçmiş, diyetetik okuyan arkadaşlar edindim bizim yurttan. Zaten geçen seneki sınıfımdan da arkadaşım var, benimle beraber geçiş yapan. Oda arkadaşımla da iyiyiz. Odam da yurt da güzel. Yani keyfim yerinde! Fiziksel olarak da çok çabuk alıştım, ben hayatımda o kadar şehir değiştirmiş insanım.Hiçbir yerde bu kadar kolay bu kadar rahat bu kadar güzel uyumadım. Normalde geceleri uyumakta zorluk çeken biriydim, burada uyku düzenimi çok rahat ayarladım, 12de yatıp 8de -alarmsız- kalkıyorum! 
Aşağıdaki fotoğraf da odamdan!



Aslında böyle bir yazı yazmayı düşünmüyordum. Ama 'nasılsın? hiç sesin çıkmıyor! Kastamonuda keyfin yerinde mi?' vb birçok soru alıyordum o yüzden her şeyi açıkladığım bir yazı yazmak istedim.
Evet keyfim yerinde ve mutluyum arkadaşlar!

Kastamonu ile ilgili daha önce bir gezi yazısı yazmıştım, sınıf arkadaşlarımla beraber Kastamonu'nun ilçeleri Çatalzeytin ve Abana'ı gezmiştik. O yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Ayrıca bir önceki yazım, bookstagram açmam ve arkadaşım Esin Elif'le yaptığımız blogger buluşmasından bahsettiğim yazım da burada.

Şimdilik, hoşçakalın! 
Yakın zamanda çok farklı projelerle burada olacağım! 
Takipte kalın ;)

Benzer Yazılar

12 yorum

  1. Tebrik ederim, hakkında hayırlısı olsun :)

    YanıtlaSil
  2. Hayırlı olsun..başarılar diliyorum :)

    YanıtlaSil
  3. Hayırlı olsun yeni yerin ve hayatın :)
    Daha güzel ve kolay geçer burası umarım, başarılar şimdiden :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim!
      Kıbrıstan sonra dersler biraz zorluyor tabi ama alışıyorum :)

      Sil
  4. Ne çok şey kaçırmışım seninle ilgili.. Okuldan hiç vaktim olmuyor blog okumaya da yazmaya da :/

    Ama fakültenin içine de odana da bayıldıııııım.
    Ben de fakültemi hiç beğenmiyorum lise gibi :/ Yeni fakülte de yaklaşık 4 yıldır bitmek bilmeyen bir inşaat halinde, biz mezun olana kadar da biteceğini sanmıyorum (-_-)
    Eskişehir Osmangazide veya Anadoluda senin bölümün açıldı mı? Ahh keşke açılsa da bi gelsen :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kıyamam :* Ben de artık pek okuyamıyorum, nadiren girip yazıyorum.

      Beğenmene sevindim! Fakülte binası önemli bence, sevmeyince insan benimseyemiyor malesef. Bizim de kampüs inşaat halinde hala. Yeni düzenlemeler yapılıyor, okul yeni daha on yıl olmamış açılalı.
      Ah keşke olsaydı :( Ama artık açılsa bile gelemem, üst sınıf olmadığı için. Mezun olduktan sonra oraya yerleşirim belki, ha? Hiç belli olmaz :)

      Sil
  5. O nasıl bir oda? <3
    Çok imrendim ya bölümün ve okuduğun şehir gerçekten çok güzel. İnşallah çok güzel zamanlar geçirirsin Şeyma!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kastamonuyla ilgili en güzel şeylerden biri yurdum olabilir sanırım :)
      Çok sevindim ya, çok sağol!

      Sil
  6. OHA! Tepkim için kusura bakmazsın umarım ama tüm yazıyı okudum sondaki odanın manzarasını görünce kalbim hızlandı. Aslında sana abla demem gerek, aynı yaşta kuzenim var ona diyorsam .s Her neyse bu sene YGS'ye gireceğim(kim kime dum duma du' bakalım) umarım iyi bi' puan alır da istediğim yeri kazanırım. Edirne ya da Trakya Üniversitesi hakkında bir şeyler duydun mu acep?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alışkınım ben artık bu tepkilere :) Sorun değil.
      O fotoğraftan dolayı odamla ilgili çok güzel yorumlar aldım, daha da seviyorum artık odamı.
      Malesef, Edirneyle ilgili hiçbir bilgim yok. Orada okuyan arkadaşım yok hiç :( Umarım istediğin yeri kazanırsın :)

      Sil

Yorumlarınız benim için çok değerli. Lütfen paylaşmaktan çekinmeyin. Ancak "Takibe aldım, ben de bloguma beklerim" yazılan yorumları yayınlamıyorum. Siz yorum yazdığınızda ben zaten blogunuzu ziyaret edeceğim. Vakit ayırdığınız için teşekkürler :)